5 Temmuz 2009 Pazar

elma dilimli patates istiyorum. tüm beceriksizliğim ve de bozuk fırınıma rağmen şimdi deniycem. Sizi bu konudaki gelişmelerden haberdar ederim.


Bunalımlıyım zaten iki gündür yine yemeğe verdim kendimi.
Benim için çok özel biri var. Yani erkek arkadaş gibi değil. Dost. Ama o kadar farklı seviyorum ki.. Çok değişik.. Hiç böyle biri girmemişti hayatıma. En derinlere sadece kendime saklamışım gibi onu. Başka kimse bilemez sevemezmiş gibi. O benim için özel olduğundan kendimi de ona özel yapmışım. Kaptırmışız kendimizi. Hayır, yanlış anlamayın. Burada yaşanan her şey çok masum, çok doğal, çok saf, çok güzel. Böyle anlatınca yapaylık uyandırıyor akıllarda ama öyle değil.. Her anımı paylaştığım, bir şey olduğunda ilk ona koştuğum bir dost. Bana sevmeyi öğretebilmiş bir dost. Belki de onu bu kadar özel kılan budur. Kimse kendisini saf bir sevgiyle tanıştıranı unutamaz değil mi? Ve şimdi onunla aramın bozuk olmasına dayanamıyorum. Budnan önce çok şey yaşadık, çok zorluklar atlattık. Ama atlattık, bitti, üstesinden geldik. Bu sefer korkuyorum ama.. Çözülemeyecek bir mesele değil oysa ki, ama ben korkuyorum işte. Kötü hisler var içimde. Dürtsen ağlarım belki. Öyle bir tuhafım.

Ve ayrıca kafamın almadığı şey, her nedense ona ihanet ediyormuşum gibi hissediyorum. Bunun nedenini bilmiyorum. Onu teselli edebilmem, kendime inandırabilmem, içini rahatlatabilmem için önce ben kendime gelmeliyim. Kendi sorularımın yanıtını bulmalıyım. Sanırım bir süre ondan uzak yaşamayı öğrenmem gerekicek.

Pörf!

0 yorum:

Yorum Gönder