28 Temmuz 2009 Salı

heyy! ben geldiim

Evet arkadaşlar tatilimi bitirmiş, evime dönmüş, bir kitabı yarılamış bulunmaktayım. Ama nedense buraya yazmak hiç içimden gelmedi. Öyle kötü düşünmeyin daha 2 gün oldu eve döneli. Ama ne biliyim işte. Açtım blog sayfamı oyh dedim kapattım. Arada herkese oluyordur umarım. Ben 2 gün bloguma küstüm, işin özeti bu. Ama mevzu bu değil tabii. Hem üstelik her şey tatlıya bağlanmış durumda. Ben yine bir yerlerde bir atomun çekirdeği olarak hayatıma ve buraya yazmaya devam ediyorum :)
Ne kadar şımarttım blogumu değil mi :) Bloglar şımarsın, tuuçe de berkeden ayrılsın. diye de kendimle dalga geçiyim bari.

Kötü bir tatil geçirmedim. Epey gezdim hatta. İstediğim gibi zayıflayamadım üstüne kilo bile aldım :D Ama olsun bunu artık sorun etmiyorum. Anladım ki ben kilolu bir insan değilmişim. İhtiyacım olan sadece kendime dikkat etmemmiş. Hep güzelce bronzlaşmayı hayal etmişimdir ama bu tatilde onu da önemsemedim. Nerede gölge varsa şortumu giyip oralara sindim ve güzeeel öğle uykuları çektim. Şort şeklinde bronzlaştım hatta onu da umursamadım :D

Hayatımla ilgili kararlar aldım, kendimi ilerde nasıl görmek istediğim konusunda kesin yargılara vardım. Zengin olmaya karar verdim mesela. Evlenmemeye. Bunun gibi şeyler. Tabii nasıl zengin olacağımın planları da hazır kafamda ama bunu size söylemeyeceğim.

Sonracıımaaa... Yıllardır hayatına platonik dahil hiçbir aşk girmemiş bir insan olarak şu ara zor günler geçiriyorum. Birkaç kez bahsetmiştim, bir erkek arkadaşım vardı. Bir süredir ondan uzağım, uzak derken kilometre anlamında uzak. Sadece telefonla görüşebiliyorduk. Şimdi onun gelmesine 2 hafta kaldı. Fakat ben onu bu kadar beklerken, bir gece kafamda bişeyler yaşadım. Hep yanımda olan bir insan vardı. Birden ona aşkla bakmaya başladım, evet aşk.. Uzun süredir tatmadığım, kendi erkek arkadaşıma bile beslemediğim bir tutukuyla koştum ona. Onu ve kendimi asla yanyana düşünemezdim. Çünkü onun da böyle bir şey düşüneceğine ihtimal veremezdim. Bizim ilişkimiz herkesten farklıydı. Kusursuz bir uyum içinde yürüyen tatlı bir dostluğumuz vardı. Öyle ki kendi erkek arkadaşımı bile kıskandıran bir dostluk.. Artık o kadar masum değil, ya da hiç olmadığı kadar masum.. Her ne olursa olsun ben o gece yanlış demiyorum, yasak bir şeyler yaptım; onu düşledim..

Daha önce birkaç kez daha yaptığım gibi..

Suçluluk hissediyorum. Ne ona karşı koyabiliyorum ne erkek arkadaşımı bırakıp gidebiliyorum. Anlayacağınız zor günler geçiriyorum.

Kendime tekrarladığım şu: Ben kötü bir kız değilim. Ben kötü bir kız değilim. Ben kötü bir kız değilim.

..
Ben yalnızca bir kez olsun kontrolü bırakıp kalbinin sesini dinleyen bir kızım. Rüzgar nereye savurursa...

"Bırak aksın" dedi bana "D
üşünme.." ve "Korkma, sarıl bana." "Bu gece bizim gecemiz, bu gece beni sevdiğini biliyorum ve bu gece seni sevdiğimi gizlice taşımak zorunda değilim artık." "Çok seviyorum seni ve inan ne sabahın ne de başka bir şeyin önemi var"
..
Meleğin kollarında bir geceydi, o kadar masumdu ki.. karşı koyamazdım.

Başıma neler gelicek bilmiyorum.


Bir yerde kapısını tutkuyla çaldığım ve beni büyük aşkla karşılayan bir adam. Hiçbir beklentisi olmayan, sevgilimin adını ağzına bile almayan, sadece onu sevmemi bekleyen...
Başka bir yerde bana kavuşacağı yeniden sarılacağı günü bekleyen özlemle dolu bir başka adam.
Ve bu iki çizgi arasında kalmış, iradesine yenik düşmüş ne yapacağını bilmeyen bir kız.

Tanrım..

.

0 yorum:

Yorum Gönder